YEMEK

SAÇ EKiMi

MÜZİK

SAĞLIK

LCD TV

ADSENSE

ARABA

MSN

YEMEK

LOST

TATİL

KALKAN

ViDEO

İlginç ve Komik Resimler

Fıkralar

Karikatürler

İlginç Hikayeler

Ortaya Yanar Dönerli

Özlü Sözler

Ayraniçin Maceraları

Komik Videolar

Bebek Resimleri

Bush ve Tayyibim

Adsense ve Adwords

Oyunlar

Fena Komik Şeyler görmek istiyorsanız Tıklayın...! Komik Bebek BEBEK VE COCUK SAGLIGI - KOMİK BEBEK - Blogcu




KOMİK BEBEK

18/1/2008 - Bebeğinizi 4-6 ay sadece anne sütü ile besleyiniz. Annelere Ek B

 

 

Annelere Ek Besin Verme Önerileri

Bebeğinizi 4-6 ay sadece anne sütü ile besleyiniz. Bu dönemde ona ek gıda vermeyiniz. Bebek 4-6 aydan önce ek gıda almaya hazır değildir ve bu dönemde ek gıda başlanmaması için çok önemli sebepler vardır:

Bu dönemde ağzına verilen yiyecekleri dili ile dışarı atar. Bu aslında bebeğe erken dönemde ek gıda verilmesini önleyici doğal koruyucu bir reflekstir.
4-6 aydan önce ısırma, çiğneme-yutma hareketlerini koordineli olarak yapamaz.
Tam olarak başını dik tutamaz, oturamaz.
Böbrekleri ek gıda ile alınan proteinlerin artıklarını ve mineralleri yeterince atamaz.
Nişastalı besinleri sindirmekte güçlük çeker.
Barsağın yeterli olgunluğa ulaşmadığı bu dönemde verilen yiyecekler besin hassasiyeti ve allerjilere yol açar.

4-6 ay arasında her bebeğin ek gıda almaya hazır olduğu zaman farklıdır. Bunun için bebeğinizin ek gıda almaya hazır olduğunu gösteren ipuçları bekleyin.

Bu ipuçları şunlardır:
Ağıza verilen yiyecekleri dil ile dışarı atma refleksinin kaybolmaya başlaması (dudaklarına kaşık değdiğinde ağzını açmasıyla beraber dilini dışarı doğru çıkarmaması) Başını tamamen rahatça dik tutarak oturabilmesi
Isırma, çiğneme-yutma koordine hareketlerinin başlaması Herhangi bir nesneyi parmakları ile tutabilmesi
Başlangıçtaki emme şeklinin daha olgunlaşması ve emmenin adeta bir sıvı içiyormuşçasına güçlenmesi Parmakları ile tuttuğu nesneyi ağzına götürebilmesi
Diş çıkarmaya başlaması Yiyeceği gözleri ile takip edebilmesi ve yiyecek verilince ağzını açması


Altıncı aydan sonra her bebek ek gıda almaya hazırdır. Ek gıdaya başlanması altı aydan sonraya geciktirilmemelidir. Altıncı aydan sonra bebeğin ek gıdaları kabul etmesi güçtür.

Bebeğinize ek gıda başlarken aşağıdaki noktalara dikkat edin.
Bebeğinize vereceğiniz ek gıdayı onun gelişim düzeyine göre ağzında kontrol edebileceği ve yutabileceği besinlerden yumuşak, pürtüksüz yarı sıvı besinler seçin.
Bebeğinize vereceğiniz her türlü gıda doğal ve taze hazırlanmış olmalıdır.
Bebeğiniz için hazırladığınız besinlere katı yağ, şeker, tuz ve baharat katmayın. Besinlerin doğal tatlarına alışmalarını sağlayın.
Hazırladığınız gıdaları oda ısısında 2 saatten fazla bekletmeyin.
Konserve, dondurulmuş ve paketlenmiş yiyecekleri, hazır meyve suları ve kolalı içecekleri, içine boya, tatlandırıcı veya aroma katılmış besinleri bebeğinize asla vermeyin.
Yeni besinleri bebeğiniz aç iken deneyin. Onur yorgun olmadığı ve sakin olduğu bir dönem seçin.
Yutmasını kolaylaştırmak ve ek gıdanın akciğere kaçmasını engellemek için ek gıda verirken onu kucağınızda kendini güvende hissedecek şekilde dik olarak tutun.
Her yeni gıdaya tek tek ve yavaş yavaş başlayın, az miktarda başlayıp, miktarı zamanla (3-4 gün) artırın.
Sevmediği bir gıdayı zorla vermeyin, yeniden denemek için bir süre geçmesini bekleyin.
Ek gıdaları bebeğe uygun bir kaşıkla verin, biberon kullanmayın.
Beslemeden önce bebeğin kaşıktaki yiyeceğe ilgi göstermesini bekleyin.
İsterse bebeğin yiyeceği elleyerek tanımasına izin verin.
Öğünlerde alacağı gıda miktarını bebeğinize bırakın, yemek istemediği takdirde ısrar etmeyin.
Yeme hızı bebek tarafından belirlenmelidir.
Zamanla bebeğinizin kendi kendine yemesine izin verin, bu onun özgüvenini artırır.
Ek gıdalara başladıktan sonra da bebeğinizi 2 yaşına kadar emzirmeye devam edin.
Çocuğunuza bir yaşına gelene kadar mümkünse inek sütü vermeyin. Erken yaşta verilen inek sütü çocuğunuzda allerji ve kansızlık yapar.
Çocuğunuzu kansızlıktan korumak için demir yönünden zengin (et, yumurta, mercimekli baklagiller, pekmez) ek gıdalar verin.
Çocuğunuza vereceğiniz ek gıdaların A vitamini açısından da zengin (taze sebze ve meyve) olmasına dikkat edin. Bu onu hastalıktan koruyacaktır.
Üç yaşın altındaki çocuklar günde altı öğün beslenmelidir.
Çocuğunuz ile birlikte siz de yiyin. Bu onun iştahını artıracaktır. Çocuklar kalabalıkta yemek yemeyi severler.
Beş yaşına kadar çocuğunuza fındık, fıstık, çekirdek gibi küçük kuru yemişler vermeyin. Bunlar nefes borusuna kaçarak boğulmaya ve akciğerlerin zarar görmesine neden olabilir.
9-12 ay Aile sofrasına oturur.
7-9 ay Çoklu karışımlar
6-7 ay İkili karışımlar
4-6 Tekli karışımlar
Doğum ANNE SÜTÜ


Verilecek Ek Besinler
4-6 ay
Çocuğunuza tek bir gıda türü içeren yumuşak, topaksız, yarı sıvı tekli karışımlar verin. Bu gıdalara en iyi örnekler;

yoğurt

meyve püreleri ve meyve suyu (elma, şeftali, muz gibi)

sebze püreleridir (kabak, havuç, patates gibi)
6-7 ay
Çocuğunuza iki çeşit gıda içeren ikili karışımlar verin. Besinleri ince ince kıyın veya rendeleyin bir sıvı veya yoğurtla karıştırın. Bu gıdalara örnekler;


yoğurtlu sebze püreleri
meyveli yoğurt
tavuklu sebze
etli sebze
tarhana çorbası
yoğurt çorbasıdır
Ayrıca bu dönemde yumurtanın sarısı, beyaz peynir gibi kahvaltılıklarda vermeye başlayın. 7-9 ay
Artık çocuğunuza üç veya daha fazla besin türü içeren çoklu karışımlar verebilirsiniz. Bu gıdalara örnekler;


sebze çorbası
dolma
baklagiller
ızgara köftedir
Çocuğunuzun yemeklerine bir tatlı kaşığı zeytinyağı ekleyin. Dokuzuncu aydan sonra çocuğunuz aile sofrasına

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

18/8/2007 - Bebeğiniz Diş çıkarıyor ? Ne yapmalısınız ?

BEBEĞİN DİŞ ÇIKARMASI

 

Bebeğiniz diş çıkarmaya başlarken ateşlenebilir.Sinirli günler geçirebilir ve ağlar.Bu dönemi biraz daha kolay atlatabilmeniz için yapmanız gereken şeylere şöyle bir göz atalım.

  • Küçük parmağınızla diş etlerini ovuşturun.

  • Çiğnemesi için sert bir yiyecek verin.Buzdolabında soğuttuğunuz bir havuç daha iyi gelecektir. 

  • Sivri uçlu ve bebek ağzına aldığında zarar verecek oyuncakları uzak tutun. Kolay gelsin.. 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

17/8/2007 - Tatilde özellikle çocuğunuzun kulak sağlığına çok dikkat edin !

Tatilde özellikle çocuğunuzun kulak sağlığına çok dikkat edin ! 

 

Havuz ve deniz suyunun kulağa girmesi sonucu, kulak tıkanıklığı ve kulak iltihapları olabilir. Hisar Intercontinental Hospital Kulak Burun Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Tayfun Apuhan, “ Özellikle kulak zarı delik olanlarda orta kulakta iltihaplanmalar gelişebilir” diyerek alınması gereken önlemleri anlattı.

Dış kulak yolu, kulak kepçesi ile kulak zarı arasında yer alan tünel şeklindeki kısımdır. Bu yolun dış kısmında bulunan derinin içerisinde, kulak akıntısını oluşturan özel salgı bezleri ve tüyler bulunur. Bu salgı ve tüyler, dışardan gelen tozu ve yabancı maddeleri tutar ve kulağın içine doğru girmelerini önler. Böylece kulağın hassas mekanizmasını korur. Dış kulak yolunda kurumuş birikintiye “buşon (kulak kiri)” adı verilir. Kulak kiri aslında kulağın kirli olduğu anlamına gelmez, halk arasında böyle isimlendirilmiştir. Kulak salgısı, kulak yolunu koruduğu ve geçici bir koruyucu su tabakası oluşturduğu için faydalıdır. Kulak salgısının yokluğu, kuru ve kaşıntılı bir kulağa sebep olur.

Kulak salgısı normalde dışarı atılmasına rağmen bazı durumlarda kulakta birikerek tıkanıklığa yol açabilir:

* Kulak salgısı koyu olan kişilerde,

* Denize girme veya banyo sırasında dış kulak yolundaki az miktardaki salgının şişmesi durumunda,

* Havuza veya denize dalma öncesinde kulaklar bir KBB hekimi tarafından kontrol edilmeli,

* Kulaklarına tüp takılmış olanlar da veya müzmin orta kulak iltihabı gibi kulak zarının delik olduğu durumlarda daha dikkatli olunmalı. Vazelinli veya gliserinle yağlanmış pamuk tıkaçlar veya plastik kulak tıkaçları kullanılmalı,

* Derine dalındığında oluşan basınç değişiklikleri, kulak burun boğaz bölgesinin herhangi bir yerinde bulunan enfeksiyonların diğer komşu bölgelere de yayılmasına yol açabilir.

* Sinüslerde problem varsa da şiddetli ağrı veya sinüzite neden olabilir .

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

16/8/2007 - Bebeğiniz Varsa Dikkat ! Bu yazıyı mutlaka okuyun, hatta önemli

 

 

 

 

 

Bebeğiniz Varsa Dikkat

BAKIM
--------------------------------------------------------------------------------
Ne sıklıkta emzireyim ?
Sütümü nasıl saklayabilirim ?
Vitamin kullanmamız gerekiyor mu ?
Göbek bakımını ne ile yapalım ?
Bebeğimizi hangi sıklıkta banyo ettirelim ?
Hangi pişik kremini kullanalım ?
Bebek için uygun oda ısısı kaç derece olmalıdır ?
Ne kadar kilo alması gerekir ?
Aşılarına ne zaman başlayacağız ?
Bebeğimizin odasını ne zaman ayıralım ?
Arabaya bebek koltuğu almak gerekir mi ?
Tekrar ne zaman doktora kontrole getirelim ?
ENDİŞELER
--------------------------------------------------------------------------------

Bebeğim bu günlerde çok sık emmeye başladı. Neden olabilir ?
Acaba sütüm yetmiyor mu ?
Her emzirmeden sonra az miktarda kusuyor. Bu normal mi ?
Bebeğim çok uyuyor. Bu normal mi ?
Bebeğim niçin çok ağlıyor ?
Zaman zaman gözleri şaşı oluyor. Bu normal mi ?
Bebeğimin bacakları eğri mi ?
Saçları ne zaman büyümeye başlayacak ?
ACABA
--------------------------------------------------------------------------------

Bebeğimizin bulunduğu odada klimayı çalıştırmamızın sakıncası olur mu ?
Göz rengi değişir mi ?
Bebeğim şu anda görebiliyor mu ?
Evde köpeğimiz / kedimiz var. Bebeğimiz açısından bir sakıncası var mı ?
Ana kucağı kullanabilir miyiz ?
Bebeğimizle ne zaman yolculuk edebiliriz ? Uçakla gidebilir miyiz ?
UYARILAR

--------------------------------------------------------------------------------

Hangi durumlarda acilen doktora başvurmalıyım ?
Evde nelere dikkat etmeliyim ?

BAKIM


--------------------------------------------------------------------------------

Ne sıklıkta emzireyim ?
Her istediğinde emziriniz
(8-12 kez/gün) Dört saatten fazla aç kalmasın
Sütümü nasıl saklayabilirim ?
Buzdolabında 48 saat
Buzdolabı buzlukta 3-4 ay
Derin dondurucuda 6 ay
Vitamin kullanmamız gerekiyor mu ?
Yenidoğan döneminde mutlaka kullanılması gereken vitaminler vardır.
Bunları doktorunuza danışarak kullanmalısınız. Bunlar;

K vit 1 mg (doğumda)
D vit 400 Ü/gün
Demir 1 mg/ kg/ gün
Flor 0.25 mg/gün
Göbek bakımını ne ile yapalım ?
%60-70 alkol Kuru ve temiz tutma

Bebeğimizi hangi sıklıkta banyo ettirelim ?

Sabun ve şampuanı haftada 2 defadan fazla kullanmak doğru değildir
Ama bunlar kullanılmadan her gün duş aldırabilirsiniz.

Banyo sırasında;
Oda ısısı 22-25 0C ise
Banyo suyu 32 0C olmalıdır.

Hangi pişik kremini kullanalım ?

Sürekli bir pomat kullanmanız gerekmez.

%10 çinko oksid, parafin içerenleri kullanınız.
Talk pudrası kullanmayınız.
Bebek için uygun oda ısısı kaç derece olmalıdır ?
Gündüz 20-240C
Gece 16-18 0C

Sizin giydiğinizden bir kat fazla giydirmeniz yeterlidir.

Ne kadar kilo alması gerekir ?

Bebeğinizin ağırlığı günde 20-30 gram artmalı.
Boyu ayda 3,5 cm uzamalı ve baş çevresi ayda 2 cm artmalıdır.
Aşılarına ne zaman başlayacağız ?
Yaş Olması Gereken Aşı
Doğumda Hepatit B,
1 Ayında Hepatit B,
2.Ayında BCG(Verem), Difteri-Tetanoz-Boğmaca, Çocuk Felci, HİB(Heamofilus İnfluenza B)
4. Ayında Difteri-Tetanoz-Boğmaca, Çocuk Felci, HİB
6. Ayında Hepatit B, Difteri-Tetanoz-Boğmaca, Çocuk Felci, HİB
9. Ayında Kızamık
15. Ayında HİB, Kızamık-Kabakulak-Kızamıkçık, Varicella
18. Ayında Difteri-Tetanoz-Boğmaca, Çocuk Felci
4-6 Yaşında Difteri-Tetanoz-Boğmaca, Çocuk Felci, Kızamık-Kabakulak-Kızamıkçık
7. Yaşında BCG(Verem)
11-12 Yaşında Hepatit B, Tetanoz-Difteri(yarım doz)

Bebeğimizin odasını ne zaman ayıralım ?

Bunun için ;
2 ile 6 ay arası dönem en uygun dönemdir.
En geç 6 aylık iken bebeğin bir düzeni olması gerekir.

Arabaya bebek koltuğu almak gerekir mi ?

Emniyet standartlarına uygun bir emniyet koltuğu kullanılmalıdır.
En az 9 kg olana ve 1 yaşına dek bebekleri arkaya bakacak şekilde yerleştirin.Daha sonra öne bakabilir.
En güvenli yer arka koltuğun ortasıdır.
Ön yolcu hava yastığı olan arabalarda bebek öne oturtulmamalıdır.
Araba içinde herşey sabit hale getirilmelidir.
Tekrar ne zaman doktora kontrole getirelim ?
İlk 3 yılda en az 9 kez sağlık kontrolü yapılmalıdır.
1, 2, 4, 6, 9, 12, 18. ay,
2 ve 3. Yaşta doktor kontrolünden geçmesi uygundur.

ENDİŞELER


--------------------------------------------------------------------------------

Bebeğim bu günlerde çok sık emmeye başladı. Neden olabilir ?
Bebeğiniz zaman zaman büyümesi hızlanır. Bu büyüme hamleleri

8-12. gün
3-4. hafta
3. Ay
Acaba sütüm yetmiyor mu ?
Aşağıdaki durumların bir veya birkaçı bebeğinizde görülüyorsa sütünüz yetmiyor olabilir. Bir doktora başvurmalısınız.

Günde 6 dan az idrar yapma
Günde 3-4 den az sarı renkli gaita
Yeşil, kahverengi ve siyah gaita
Günde 8 den az meme emme
Devamlı meme isteme
Yutma sesi duyulmaması
5. Günde süt gelmemesi
Hep 4-6 saatten fazla uyuma
Doğum kilosuna 10.günde yeniden ulaşmama
Memelerde hep aşırı gerginlik
Meme uçlarında ağrı
Günde 15-30 gramdan az ağırlık artışı
Her emzirmeden sonra az miktarda kusuyor. Bu normal mi ?
3 ay altındaki bebeklerin % 80’i günde en az bir kez kusar.

Bebeğim çok uyuyor. Bu normal mi ?

Yenidoğan bir bebek ortalama 14-16 saat uyur

Bebeğim niçin çok ağlıyor ?

Bütün bebekler ağlar.Aşağıdakiler ağlamasının nedenleridir.

Açlık
Uykusuzluk
Fiziksel ağrı
Altının ıslak olması
Üstünün değiştirilmesi
Çok soğuk veya sıcak olması
Kucaklanma isteği
Kolik
Zaman zaman gözleri şaşı oluyor. Bu normal mi ?
Bebeklerde ilk altı ayda olabilir
Devam ederse mutlaka göz doktoru veya çocuk dortoruna danışmanız gerekir.

Bebeğimin bacakları eğri mi ?

Bebeklerin bacakları yürümeye başladıktan 6-9 ay sonra düzelir

Saçları ne zaman büyümeye başlayacak ?

3-6 aydan sonra saçları uzamaya başlar

ACABA


--------------------------------------------------------------------------------

Bebeğimizin bulunduğu odada klimayı çalıştırmamızın sakıncası olur mu ?
Oda ısısı 22 0C altında olmamak ve doğrudan bebeğe üflememek kaydıyla klima çalıştırabilirsiniz.

Göz rengi değişir mi ?

Kalıcı göz rengi 8-9 ayda belli olur.

Bebeğim şu anda görebiliyor mu ?

Yenidoğanda görme keskinliği 20/400 ' dür. 20-35 cm.den görür. Görme keskinliği 8 aylık bebekte 20/40, 5 yaşında 20/20 olur.
Renkleri doğumdan itibaren farkeder. Derinlik algılanması 4. ayda başlayıp 8.ayda tam olarak gelişir.

Evde köpeğimiz / kedimiz var. Bebeğimiz açısından bir sakıncası var mı ?

Beslediğiniz ev hayvanı bebeğinizi kıskanabilir ve uyumluluk eğitimi programına gerek olabilir.Bebeğin odasına girmelerine izin vermemek daha doğru olur.

Ana kucağı kullanabilir miyiz ?

Kullanmanızın bir sakıncası yoktur.
Ancak bebeği ana kucağı ile taşır iken koşmamalıdır.

Bebeğimizle ne zaman yolculuk edebiliriz ? Uçakla gidebilir miyiz ?

Emniyet koltuğu varken ilk günden itibaren kısa yolculuk yapılabilir.
Uçak için mümkünse 6 haftalık olması beklenebilir. İniş ve kalkışta emzirilmeli

UYARILAR


--------------------------------------------------------------------------------

Başka dikkat etmemiz gereken bir şey var mı ?
Aşağıdaki durumlarda DERHAL HEKİME BAŞVURUNUZ

Emmede zayıflama
Uzun süre uyuma
Vücudunda gevşeklik
Hareketlerinde yavaşlama
Ağlamama
Tiz sesle ağlama
Fışkırır tarzda kusma
Morarma
Kilo alamama
NELERE DİKKAT ETMELİ SİNİZ ?
Bebeğinizi masada yalnız bırakmayın
Banyo küvetine 5 cm.den fazla su koymayın. Altına havlu koyarak kaymasını engelleyin
Evcil bir hayvanla bebeğinizi yalnız bırakmayın
Beş yaşın altındaki kardeşiyle bebeğinizi yalnız bırakmayın
Bebeğin üzerinde veya karyolasında 12 cm.den uzun kurdele-ip bulundurmayın
Evde yangın dedektörleri kullanın
Bir bebek baş kontrolünü tam olarak kazanmadan havuza girmemelidir. 6 ay altı bebekler 28-29 0C altında suya sokulmamalı
On dört yaşın altında bakıcıyla bırakmayın
Bebeği havaya atmayın ve sarsmayın
Bebeği hiçbir zaman evde bir an bile yalnız bırakmayın
Arabada bebeğinizi yalnız bırakmayın. Sıcak havada sıcak çarpması riskini unutmayın

Çoğumuz kemikleri biyoloji derslerinde gösterilen iskelet maketlerinden hatırlarız ve kırılıp çıkmazlarsa pek düşünmeyiz onları. Kemik sözcüğünü de gündelik dilde olumsuz bir içerikle kullanılırız genellikle. Oysa, kemiklerimiz vücudumuzun görünmez çilekeşleridir; ağırlığımızı taşırlar ve çeşitli fiziksel stresler sırasında ayakta durmamızı sağlarlar. Bunun için sert olmaları gereklidir. Esas önemlisi ise beyin, omirilik ve kemik iliği gibi yaşamsal dokuların korunağıdırlar. Kemiklerin en önemli özelliği sert olmalarıdır ama bu onların cansız ve hissiz oldukları anlamına gelmez. Bir çok hormonun etkisiyle kemikler uzar ve çocuklar bu sayede büyür. Kemikler, bir taraftan uzarken bir taraftan sertleşir. Örneğin bir yaşın sonunda kemiklerin artık en az 10 kg ağırlığı taşıyacak kadar sağlamlaşmış olmaları gereklidir; yoksa çocuk ayakta durmaya başlayınca “eğrilmeye” başlarlar. Daha sonraki yaşlarda, özellikle de ileri yaşlarda sağlam olmayan kemikler “kırılarak” hatırlatırlar kendilerini. Son yıllarda hemen herkesin öğrendiği “osteoporoz” basitçe kemiklerin sağlamlığını yitirmesi olarak tanımlanabilir. Osteoporoz, giderek önem kazanan bir halk sağlığı sorunudur çünkü, örneğin ingiltere’de her yıl 150.000 kişide osteoporoza bağlı kemik kırıkları meydana geldiği bunun da 750 milyon sterlin sağlık harcamasına neden olduğu bildirilmektedir. Osteoporoz, ileri yaşlara görülür ama sağlam ve sağlıklı kemiklere sahip olmak ancak çocukluk çağında alınacak önlemler ile mümkündür. Bu o kadar önemlidir ki yakın zamanda ABD’de 9-12 yaş grubundaki çocuklar ve ailelerine yönelik bir “Ulusal Kemik Sağlığı Kampanyası” başlatılmıştır. Peki kemikler nasıl sağlamlaşır ve kemik sağlığı için neler önemlidir?

Kemik sağlığı
Kemikler en iyi beton yapılara benzetilerek anlatılabilir ve kemiklerdeki “harfiyat” yaşam boyu sürer. Kemikler, protein yapısındaki ince lifler (matriks) ve bu matrikse çöken minerallerden oluşmaktadır. Bu minerallerin başında kalsiyum ve fosfor gelmektedir. Matriksi oluşturan lifler beton yapılardaki “demir ağlara”, mineraller ise çimentoya benzetilebilir. Kemiklerin sağlamlığı hem matriksin kalitesine (bir bakıma mikromimarinin kalitesine) hem de gram kemik dokusu başına çöken mineral yoğunluğuna bağlıdır. Bu arada harfiyatı yapan hücreleri( çilekeş inşaat işçilerini) unutmamak gereklidir. Kemikleri oluşturan yapıların tümün “kemik kitlesi” olarak isimlendirilmekte ve bu kemiklerin sağlamlığı “kemik kitlesinin” miktarı ile belirlenmektedir. Son yıllardaki araştırmalar en yüksek kemik kitlesi miktarına( pik kemik kitlesi ) 25 yaşından önce ulaşıldığını, bundan sonraki yaşlarda oluşan bu “kemik bankası”ndan harcama yapıldığını göstermektedir. . Pik kemik kitlesi büyük oranda genetik faktörlerce belirlenmekle birlikte, öngörülen genetik potansiyele ulaşılması beslenme, aktivite, endokrin fonksiyon ve yaşam tarzını oluşturan diğer faktörlere bağlıdır Kemik kitlesi gelişiminin en yoğun olduğu dönem 9-14 yaş arası, yani ergenlik dönemidir. İşte bu nedenle ,erişkin yaştaki osteoporosizin önlenmesi büyük oranda “pik kemik kitlesinin” miktarının arttırılmasına, dolayısıyla çocukluk döneminde atılacak adımlara bağlıdır. Peki ne yapılmalıdır? Öncelikle kemik yapımından sorumlu hücrelerin uyarılması ( bir başka deyişle inşaat işçilerinin motive edilmesi) gereklidir. Bunun için yapılacak en önemli şey kasları dolayısıyla kemik zarını gerecek türde( yani yerçekimi etkisinden kurtulmadan) yapılacak egzersizlerdir. Uzayda uzun süre kalanlardan biliyoruz ki kemiklerin yerçekimi etkisiyle bile olsa gerilimden uzak kalması kemiklerin erimesine neden olmaktadır. Benzer nedenlerle elit yüzücülerin kemik yoğunlukları, elit jimnastikçilere göre düşük bulunmaktadır. Yakın zamanda yayınlanan bir araştırmada 8 ay süreyle günde 10 veya daha fazla sıçrama hareketi yapan çocukların, normal okul aktivite programındaki çocuklara göre kemik yoğunluklarında %1.2 oranında bir artma olduğu gösterilmiştir. Kemik yoğunluğundaki % 5 oranındaki artmanın osteoporotik kırılma riskini %40 azalttığı düşünüldüğünde bu derecedeki kemik yoğunluğu artımının bile çok önemli olduğu üzerinde durulmaktadır.

Tahmin edileceği gibi, kemik sağlığı için kemik yapımında görevli hücrelerin egzersizle uyarılması kadar, kemiklerin sağlamlığından sorumlu minerallerin yeterli ölçüde alınması da önemlidir. Bu minerallerin başında kalsiyum gelmekte ve çocukların ergenlik öncesinde günde 600-800 mg, ergenlik döneminden başlayarak günde 1200-1500 mg kalsiyum alınması önerilmektedir. Besinlerin arasında en önemli kalsiyum kaynağı süt ve süt ürünleridir. Bu nedenle erken çocukluk döneminde süt, yoğurt ve peynir yeme alışkanlığını kazandırılması önemlidir. Bu nedenle anne-babaların “süt içmeden yatağına girme” şeklindeki ısrarları yarinde bir tutumdur. Şişmanlık korkusuyla süt içmeyen ergenlik dönemindeki kızlara yağ içeriği düşük sütlerin kalsiyum içeriğinin değişmediği hatırlatılmalıdır. Bir çok sebze de kalsiyum içermektedir. Kalsiyum ile zenginleştirilmiş meyva suyu ve kahvaltılık besinler de süt ve süt ürünlerini sevmeyen çocuklar için alternatif besinlerdir. Bütün çabalara rağmen yeterli miktarda kalsiyumdan zengin besin tüketmeyen çocuk ve ergenlere mineral desteği yapılması gereklidir.

Sonuç
Yazının başlığına dönecek olursak, ileri yaşlardaki kemik erimesine bağlı kırıkların önlenmesi büyük ölçüde çocukluk, özellikle de ergenlik dönemindeki yaşam tarzına bağlıdır. Bu nedenle “Yaşlılıktaki osteoporoz bir çocukluk hastalığıdır” denmektedir. Osteoporoz kadınlarda daha sık görüldüğünden ergenlik döneminde ip atlayan, spor yapan, beden eğitimi derslerini ekmeyen kızlar kemik sağlığı bakımından avantajlı olmaktadırlar. Sigara, hareketsiz yaşam ve kolalı içeceklerin çok tüketilmesi kemik sağlığını olumsuz etkileyen diğer faktörlerdir. Ülkemizde de ABD benzeri “Kemik sağlığı kampanyası” na ihtiyaç vardır. Bununla birlikte şimdiden ailelerin erken yaştan itibaren çocuklarının kalsiyumdan zengin besinlerle beslenmesine önem vermeleri, bu amaçla okul programlarında kalsiyumdan zengin süt ve süt ürünleri ile beslenmenin vurgulanması ve spor derslerinde atlama, sıçrama, koşma,jimnastik hareketleri gibi aktivitelere daha fazla yer verilmesi gereklidir.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

7/7/2007 - Çocuklarınızla güvenli bir yaz geçirmek için neler yapmalısınız

Çocuklarınızla güvenli bir yaz geçirmek için neler yapmalısınız ?  
 

Çocukların yaz mevsiminde sıcak çarpması gibi istenmeyen durumlar yaşayabileceğini söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi’nden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Akcan Arıkan, çocuklarımızın güvenli bir yaz geçirebilmesi için tavsiyelerde bulundu.
6 AYDAN KÜÇÜK BEBEKLER
Bu yaşta bebekler için güneş koruyucu kremlerin güvenilirliğini kanıtlayan çalışma bulunmamaktadır. Bu nedenle fiziksel yöntemlerle güneşten korunma ilk seçenektir. Bebeklerimize ince dokulu terletmeyecek ama güneşten koruyacak şekilde uzun kollu üstler ve uzun pantolonlar giydirmeliyiz. Başlarını ve boyunlarını güneşten korumak için geniş kenarlı şapkalar seçmeliyiz. Ancak güneşten tamamen korunmak söz konusu değil ise o halde güneş koruma faktörü en az 15 ve tercihen daha yüksek koruyucu ürünler bebeğin açıkta kalan yerlerine ( kol, bacak, yüz gibi) sürülebilir. Ancak bebekler ellerini ağızlarına ve gözlerine kolayca götürebileceklerinden ellerine bu tarz ürünleri sürmemekte fayda var.
DAHA BÜYÜK BEBEK VE ÇOCUKLAR
* Güneşten korunmanın en iyi yolu uygun giysiler seçmektir. Başımızı güneşten geniş kenarlı ya da en azından yüzümüzü gölgeleyecek şekilde siperliği olan şapkalar ile korumalıyız. Gözlerimizi korumak için ultraviyole ışılarını geçirmeyen güneş gözlükleri kullanılabilir. Giysiler güneş geçirmeyecek şekilde sıkı dokulu ama teri emecek şekilde uygun emici yapıda olmalıdır, bunun için en ideali pamuklu giysilerdir.

* Olabildiğince çok gölgede kalınması iyi olur. Ancak özellikle güneş ışınlarının en yoğun olduğu saat sabah 10 ile öğleden sonra 4 arası direk güneş altında olmaktan kaçınmalıyız. Özellikle bir yaşın altındaki bebekler bu saatlerde güneşte olmamalılar.

* Dışarıya çıkmadan 30 dakika önce güneş koruma faktörü (SPF) en az 15 ya da daha yüksek olan bir koruyucu ürün tüm açıkta kalacak bölgelere sürülmelidir. Güneş koruyucunun etkisini göstermesi bir süre alacağından güneş altında sürmek yerine güneşe çıkmadan önce uygulamayı alışkanlık haline getirmeliyiz. Hava bulutlu olsa bile zararlı güneş ışınlarının cildimizde kötü etkiler gösterecek kadar kuvvetli olabileceğini unutmamalıyız.

* Güneş koruma ürünleri çocuklar yüzdükten sonra ya da çok terlemişlerse yeniden uygulanmalıdır. Bu durumların dışında da zamanla etkisi geçeceğinden iki-üç saatte bir yeniden sürülmelidir.

* Deniz veya havuz kenarında ya da su üzerinde (tekne,sal) gibi, kumda güneş koruma ürünleri kullanımı konusunda daha da dikkatli olmalıyız. Bu sayılan ortamlar güneş ışınlarını yansıtacaklarından çok daha çabuk güneş yanığına sebep olurlar. Örneğin deniz kenarında şemsiye gölgesinde kumla oynayan bir çocuğun gölgede olması onu yansıyan ışınlardan koruyamaz. İstenmeyen durumları engellemek için güneş korumasını ihmal etmemeliyiz.
EGZERSİZ YAPAN ÇOCUKLARDA SICAK STRESİ
* Havadaki nem oranının artması hava sıcaklığının daha yoğun hissedilmesine yol açar. Meteoroloji tarafından aşırı sıcak ve nem artışı uyarısı yapılan günlerde çocuklar mümkünse açık havada ağır aktivite ya da spor antrenmanlarından kaçınmalıdır. Aktiviteler böyle günlerde 15 dakika ile sınırlanmalıdır.

* Tatil için sıcak bir bölgeye gidilmişse, vücudun ortam ısısına uyum sağlamasının biraz süre alacağı unutulmamalıdır. Böyle bir ani hava değişikliği olduğunda dışarıda yapılan aktivitelerin süresi ve ağırlığı yavaş ve kademeli olarak arttırılmalıdır. Aynı kural açık havada yeni bir egzersiz programına başlayan çocuklar için de geçerlidir. Vücudumuzun yeni iklime uyum göstermesi -aklimatizasyon- 10 ile 14 gün kadar sürebilir.

- Sıcak günlerde açık havada oynayan ya da spor yapan çocuklar için yeterli su içmek çok önemlidir. Çocuklar dışarı çıkmadan bol su içmeli, oyun sırasında da su içmek için mola vermeleri istenmeli ve bol su içmeleri için teşvik edilmelidir. Terli iken su içmek sanılanın aksine zararlı değildir, öyle olsaydı profesyonel sporcular hastalıktan kurtulamazlardı! Ter ile oluşan su kaybının yeterli su içilerek yerine konması gereklidir.

* Spor yaparken kullanılan giysiler açık renkli, ince ve emici özellikte olmalı, terin buharlaşmasını kolaylaştırmak için tek kat giyinilmelidir. Terli, ıslak giysiler kuru giysilerle değiştirilmelidir.
HAVUZ GÜVENLİĞİ
* Çocukları havuzda veya havuz kenarında ASLA yalnız bırakmayın, ASLA, bir AN bile. Bir çocuğun boğulması için dize kadar gelen su seviyesi yeterlidir, bunu unutmayın. Küçük bebekler ise bir karış suda bile boğulabilirler.

* Çocuklar su yatağı gibi şişme oyuncaklar ile oynarken çok dikkatli olun, bunlar çocukların su yüzeyinde kalmalarını sağlayacak kadar güvenli gereçler değildir ancak çocuklarda yanlış bir kendine güven duygusu yaratabilirler

* İki yaşın altındaki çocuklar ve bebekler havuz kenarında ya da suda oynarken her zaman uzandığında dokunacak kadar yakın mesafede olan bir erişkin tarafından gözetilmeleri gereklidir.

* Havuz kenarında cep telefonunuz yanınızda olsun, ne zaman yardım çağırmanız gerekeceği beli olmaz.
Çocuklar dört yaşını doldurmadan önce yüzme dersleri için gelişimsel olarak tam hazır olmayabilirler. Dört yaşından önce çocukların katıldıkları yüzme programları boğulma riskini azaltacak bir güvenlik ağı olarak görülmemelidir.

* Mümkünse havuzun bulunduğu alanın etrafı bir çitle çevrilmeli ve çocukların serbest giriş çıkışına izin vermeyecek kapılar olmalıdır
BÖCEK ISIRIKLARINDAN KORUNMA
* Durgun sular, çöplerin ya da yiyeceklerin açıkta durduğu alanlar gibi böceklerin toplandığı ya da yuvalandığı yerlerde çocukların oynamasına izin vermeyin.

* Çocuğunuzu bir böcek sokmuş ve iğne deride kalmışsa, kredi kartı ya da tırnağınız ile deriye paralel olarak yavaşça kazıyarak kaldırıp çıkarabilirsiniz.

* Böcek kaçırıcı ve güneş koruyucu ürünlerin kombinasyonundan oluşan spreyler ya da losyonlar çocuklar için uygun değildir, çünkü güneşten etkili korunmak için tekrarlandığında içerdikleri böcek kaçırma ürünü yüksek dozda uygulanmış olur.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

7/7/2007 - Uzmanlar tarafından, yanlış klima kullanımının, özellikle solunu

Klimalar tehlike saçıyor  


Göğüs Hastalıkları Uzmanı , yanlış klima kullanımının, özellikle solunum sistemiyle ilgili kronik veya tekrarlayan hastalıkları olanların şikayetlerinde artış, hastalıklarında alevlenme olduğunun altını çiziyor.

Düzenli bakımı yapılmayan klimalar ve soğutma sistemlerinde küf mantarların, bakterilerin ve tozların birikmesine bağlı ani ve kronik alerjik hastalıklar ortaya çıkabilir. Astım, alerjik nezle ve nadir de olsa ani veya sinsi alerjik zatürree görülebilir. Bu uygun olmayan havanın solunmasından kaynaklanan hastalıklar karşımıza gribal enfeksiyon benzeri (ateş, baş ve kas ağrıları, halsizlik) yakınmalarla çıkabilir.

Sonrasında nefes darlığı öksürük, balgam yakınmalarına kadar ilerleyebilir. Ani alerjik hastalıklar ve nadir olan alerjik zatürree dışında, gene nadir olan müzmin alerjik zatürree daha sinsi ve uzun süren giderek artan halsizlik, nefes darlığı sıkışma hissi, öksürük gibi yakınmalarla ortaya çıkabilir. Astımı, alerjik nezlesi veya kronik bronşiti olan hastaların yakınmalarında artış gözlemlenebilir veya kontrol altında olan hastalığın kontrol dışına çıkması söz konusu olabilir.

Alerjik hastalıklar dışında, bazı viral ve bakteriyel hastalıkların özellikle uygun bakımı yapılmayan veya eskiyen klimalar ve merkezi soğutma sistemlerinden bulaşabileceği rapor ediliyor. Klimaların neden olduğu bu hastalıkların önlenmesinde, klimaların bakımları ve temizliklerinin düzenli yapılması önemlidir.

Aşırı sıcak ortamdan hızlı bir şekilde aşırı soğuk ortama geçmek bazı hastalıkların riskini ciddi anlamda artırmaktadır. Klimaların belirli zaman aralıklarında yavaş yavaş ısısını düşürerek kullanılması gerekir.
Klimaların bilinçsiz kullanılması, üst solunum yolu hastalıkları ile yüz felci ve burun kanamalarına yol açabilir.

Bir an önce serinlemek isteyen sıcaklardan bunalanlar klimalarının ayarını birden en soğuk konuma getiriyorlar. Oysa, klimalar belirli zaman aralıklarında yavaş yavaş soğutularak kullanılmalıdır. Böylece vücudun ısı değişikliğine adaptasyonuna izin verilir. Örneğin dışarıda sıcaklık 35 derece ise klima çalıştırılacak ortamda sıcaklık, 5‘er derece düşürülmeli ve son olarak 25 derecede sabitlenmelidir. Klima kullanırken üst solunum yolu enfeksiyonu geçiren, kronik solunum hastalığı olan kişiler ile tüm çocuk ve yaşlıların özel özen göstermeleri gerekir.

Klimaların yanlış kullanımı sinüzit rahatsızlığı olan kişilerde göz dibi iltihapları, beyin iltihabı, akciğer problemlerine, orta kulak rahatsızlığı (otit) geçirmiş kişilerde yüz felci, denge işitme sorunları, tonsilit gibi problemlerin olmasına yardımcı olabilir. Ani soğuk aynı zamanda adele tutulmalarına da neden olabilir.

Sıcakta kalmaması gereken hastaların ise gölge ve esintili bir mekanda olmaları yeterlidir. Klima her zaman şart değildir. Ciddi sağlık sorunlarına neden olmamak için klimayı bilinçli kullanmak, bakım ve temizliğini düzenli yaptırmak, eskiyen klimaları yenilemek gerekir.

Çocuklarınızı mümkün olduğu kadar KLİMALARIN DİREK KARŞISINA oturtmayalım...

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

6/7/2007 - Vitamin ve mineral deposu dondurmayı bebeklerimize yedirirken di

Vitamin ve mineral deposu dondurmayı bebeklerimize yedirirken dikkat edelim !  


Süt, şeker, glikoz şurubu salep, süt yağı, vanilya, meyve püresi, çeşitli kuruyemişler, çikolata veya kakaodan yapılan dondurma besleyici değeri yüksek olan dondurma herkesin severek tükettiği bir tatlı. “Her mevsim tüketilebilen dondurmada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, sağlık ve hijyen kurallarına uygun hazırlanmış olmasıdır” diyen Anadolu Sağlık Merkezi’nden Diyetisyen Aytaç Ak, dondurmanın besin değeri ve özellikleri hakkında bilgi verdi.

Karbonhidrat, protein, kalsiyum, fosfor, demir, çinko, magnezyum, sodyum, potasyum, A, E, C, D ve B vitaminleri yönünden zengin içeriği nedeniyle, dondurma aynı miktar süte göre daha yüksek oranda enerji, mineral ve vitamin kaynağıdır. Bu nedenle dondurma, çocuklar için özellikle yazın tüketimi artan bir besindir.

Genellikle çocuklar yaz aylarında daha az süt tükettikleri için kalsiyum ihtiyaçlarını karşılamak daha zordur. En iyi kalsiyum kaynağı olarak bilinen süt, yoğurt, peynir gibi besinlerin yanı sıra sütten hazırlanmış olan dondurmayı tüketmek çocukların kalsiyum gereksinmesine katkı sağlar.

Sağlık sorunu olmayan her çocuk dondurma yiyebilir. Ancak bir yaşına kadar bütün besinlerle yeni tanışan, alerji riski yüksek olan çocuklara dondurma vermek doğru değildir. İnek sütü ve yumurta alerjisi olan veya diyabetik çocuklara dondurma yedirilmemelidir. Bir yaşından büyük çocuklarda ise aşırıya kaçmadan, günde 1-2 top dondurma tüketimi yararlıdır.

Dondurmanın yemekten sonra verilmesi hem iştah kapanmasını önler hem de midede soğuk yiyeceğin yaratacağı kramp tarzı rahatsızlıkların ortaya çıkışına neden olmaz. Dondurma her mevsim tüketilebilecek sağlıklı bir tatlıdır. Dondurmayı tüketirken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, dondurmanın sağlık ve hijyen kurallarına uygun hazırlanmış olmasıdır. Özellikle dondurmanın yapıldığı sütün pastörize olması ve hazırlanırken mikroorganizmalarla bulaşının önlenmesi gereklidir.

Süt mikroorganizmaların üremesi için çok iyi bir ortamdır. Bu nedenle çok kolay bozulur ve sağlığa aykırı bir duruma gelir. Üretim esnasında gıda maddeleri tüzüğüne uygun olan katkı ve renk vericilerin kullanılması, uygun paketleme ve etiketlemenin yapılmış olması, üretim sonrası dağıtımının soğuk zincire uygun yapılması çok önemlidir.

Açıkta satılan dondurmalar güvenilir yerlerden alınmalıdır. Dondurmanın içinde buz kristallerinin olması kurallara uygun üretilmediğinin göstergesidir. Buz kristalleri, boğazı çizerek enfeksiyonlara neden olur. Özellikle mahalle aralarında seyyar satıcı tezgahlarında satılan dondurmalar sağlık açısından riskli olabilir. Ambalajlı ürünlerde sık satış yapılan yerleri tercih etmek, ambalajın ve şeklin bozulmamış olmasına dikkat etmek ve son kullanma tarihlerine göz atmak hem kendi sağlığınız hem de çocuğunuzun sağlığı için gereklidir.

 

Paketli satılan dondurmalarında son kullanma tarihlerine mutlaka dikkat edin. Mümkün olduğu kadar büyük marketlerden almaya gayret edin. Çünkü büyük marketlerde son kullanma tarihi kontrol edilir sürekli.

 

Bol dondurmalı ve sağlıklı günler dilerim hepinize...

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Komik bebek resimleri yanısıra bebeğinizle ilgili herşeyi burada bulabilirsiniz...Bu yazının altındaki Eğlence bölümümdeki Bebek resimleri Bölümünü tıklarsanız direk olarak yüzlerce resme ulaşabilirsiniz...


.:Mesajımız:.
Komik Bebek Resmine doyuracağım sizi...


bluetigar
Aşağıdaki Eğlence Bölümü Direk olarak Mavi Kaplan Efsanesi Eğlence sitemize bağlıdır. Yüzlerce komik Resim, Karikatür, Fıkra, Video, Yazı vs. sizi bekliyor. İyi Eğlenceler…!

EĞLENCE BÖLÜMÜ :
- BEBEK RESİMLERİ
- İLGİNÇ VE KOMİK RESİMLER
- KARİKATÜRLER
- KOMİK VİDEOLAR
- İLGiNÇ HİKAYELER
- MÜTHİŞ SEÇMECE FIKRALAR
- ORTAYA YANAR DÖNERLİ
- ÖZLÜ SÖZLER
- SAĞLIK
- BİLGİSAYAR
- İLGİNÇ VE KOMİK RESİMLER
- AYRANİÇİN MACERALARI
- REKLAM
- Bush ve Tayyibim
- ADSENSE VE ADWORDS
- Mp3-klip-ekitap
- Ciddi Komikler
- OYUNLAR

Son Yazılar

Bu bebek çok ama çok tatlı...
Bu bebekler çok ama çok şirin... Bebeklerin dünyası bambaşka güz
Bunlar bebek değil melek !
En komik bebek resimlerini burada bulabilirsiniz...
Bu ufaklığa çok güleceksiniz... Komik bir video !
Bebeğinizi 4-6 ay sadece anne sütü ile besleyiniz. Annelere Ek B
Uykucu bebek ! Bu resme bakınca mutlaka esniyeceksiniz...
Anne Karnındaki Yaramaz Bebek Videosu !
Çocukların sınavlarda verdikleri komik ötesi cevaplar...
Uçan bebek ! Bebekler uçmaz demeyin, uçuyormuş...
Heryere bayraklarımızı asalım...Bu bayrağın rengi nereden geldi
Hayatınızda gördüğünüz vede görebileceğiniz en komik iki bebek r
Bebekler konuşabilseydi neler konuşurlardı ? İşte cevabı...!
Bebeğin aşkı !
ŞU TATLILIĞI BAKIN ! YERİM BEN SENİ !
Oyuncak Seçiminde Bu Noktaları Kesinlikle Atlamayın ! Çok önemli
Çikolata nasıl yenir biliyormusunuz ? Hayır bilmiyorsunuz ! Çiko
Bebeğiniz Diş çıkarıyor ? Ne yapmalısınız ?
Tatilde özellikle çocuğunuzun kulak sağlığına çok dikkat edin !
Süper Tatlı Bebek Resimleri...
Çocuklara Kurulan Saatler ! ve Çareleri...
Bebeğiniz Varsa Dikkat ! Bu yazıyı mutlaka okuyun, hatta önemli
Anne Sütü ile Beslenmenin Faydaları ! Emzirme problemlerinizin ç
ÇOCUKLARIN MASUM DÜŞLERİ... İÇİNİZDEKİ ÇOCUĞU HİÇ KAYBETMEYİN...
Çilli süper mavi gözlü kız !
Bu blog en iyi firefox ile görüntülenmektedir !

Travel Blogs - Blog Catalog Blog Directory
HEMEN BAĞLAN :
- Atatürk Yolunda
- Yemek Tarifleri
- Galatasaray Sitesi
- Msn Üzerine Herşey
- Bedava Oyun
- Şarkı Sözleri
- Ufo Dünyası
- Lcd ve Plazma TV üzerine Herşey
- Rüya Tabirleri
- Astroloji ve Burçlar
- Kocaeli ve İzmit Bilgileri
- Ömür Boyu Aşk
- Arabalar Hakkında Herşey
- Mimber Ciddi Konular Merkezi
- Haber Dünyası
- Antalya Rehberi
- Apple iphone Hakkında Herşey
- Atatürk Yolunda

Para Kazandıran Siteler :
- Adsense Hakkında Herşey
- Adsense ile Para Kazan
- Kredi Kartları
- Tıkla Para Kazan Sitesi

Eğlence Siteleri :
- Mavi Kaplan Efsanesi Yurtdışı
- Mavi Kaplan Efsanesi-2
- Mavi Kaplan Efsanesi-3
- Süper Komik
- Bomba Komik
- Komik Ssk
- Ayraniç Efsanesi
- Komik Efsane
- Komik Nobran
- Mavi Kaplan Efsanesi Onpunto


İngilizce Siteler :
- Fantastic Tigar
- Comic World Turkey
- Apple iphone World
- New Super Cars
- Holiday Free
- Holiday Free-2
- Best Hotel


Sağlıkla ilgili Siteler :
- SAGLIK SiTESi
- SAÇ DÖKÜLMESi
- Diş Üzerine Herşey


Gerekli Siteler :
- ADSL KOTA
- T.C. KiMLIK NO
- VERGi KiMLiK NO
- TELEFON REHBERI

Webfeed (RSS/ATOM/RDF) registered at http://www.feeds4all.com

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta